4. zirve! Bir kişi 6 kişiye bulaştırabiliyor

Dünya Sağlık Örgütü 31 Mayıs 2021’den itibaren Covid-19 varyantları için artık ülke isimleri kullanılması yerine Yunan alfabesi adlandırma sistemi ile sınıflandırmaya geçti. Buna göre İngiltere varyantı “Alfa”, Güney Afrika varyantı “Beta”, Brezilya varyantı “Gama” Hindistan varyantı ise “Delta” olarak adlandırılıyor. Delta, Covid-19’a neden olan virüs olan SARS-CoV-2’nin B.1.617 soyunun bir varyantı olup İlk olarak 2020’nin sonlarında Hindistan’da tespit edilmişti.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkilileri, Delta varyantının şimdiye kadar görülen en güçlü varyant olduğuna işaret ediyor. Bu varyant diğerlerinden daha kolay bulaşıyor ve aşı olmamış kişiler arasında çok daha ciddi vakalara yol açabiliyor. Sağlık Bakanlığı verileri, Türkiye’de 30 ilde 284 delta varyantı vakası saptandığını, en fazla vakanın da İstanbul’da görüldüğünü bildiriyor.

Kyoto Üniversitesi’nde Japon bilim insanlarının yaptığı bir araştırma, ilk olarak Hindistan’da ortaya çıkan Covid-19 Delta mutasyonunun yaklaşık 2 kat daha bulaşıcı olduğunu ortaya koyuyor. Yapılan araştırmalara göre Alfa varyantı (İngiltere varyantı) orijinal suştan yaklaşık yüzde 50 daha bulaşıcıyken Public Health England’da yapılan bir çalışmada, Delta varyantının Alfa varyantına göre bulaşma riskinin yüzde 60 daha fazla olduğu gösteriliyor. İskoç araştırmacıların bulguları da Delta varyantına yakalanmanın hastaneye yatış riskini Alfa’ya oranla iki kat artırdığına işaret ediyor. Covid-19 virüsü taşıyan biri 2 kişiyi hasta edebilirken Delta varyantına sahip bir kişinin 6’ya kadar kişiyi hasta edebilme potansiyeli taşıdığı belirtiliyor.

Delta varyantı, soğuk algınlığına benzer belirtilere yol açmanın yanında ölümcül sonuçlara da neden olabiliyor. En belirgin belirtileri;

* Baş ağrısı

* Boğaz ağrısı

* Ateş – titreme

* Kas ağrıları

* Karın ağrısı ve burun akıntısı

* Genç yaştaki hastalarda ağır soğuk algınlığı geçiriyormuş hissi

Gençlerde soğuk algınlığı ile birlikte halsizlik ve yorgunluk şikâyetleri varsa evde kalıp zaman geçirmeden PCR testi yapılması öneriliyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları öğretim üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca, “Delta varyantı diğer varyantlardan farklı semptomlar gösterebiliyor. İnsanlar mevsimsel soğuk algınlığına yakalandıklarını düşünüp hayatlarına devam ederken virüsü başkalarına yayabilirler. Hastalık belirtisiz atlatılabildiği gibi bazı kişiler virüsü farkına varmadan süper bulaştırıcı olarak bulaştırabilirler. Bu belirtileri gösterenlerin zaman geçirmeden Covid-19 testi yaptırmaları gerekir. Delta varyantında diğerlerinden farklı olarak; Pıhtılaşma bozuklukları, kangren, işitme kayıpları, mide-bağırsak hastalıklarında artışın daha yüksek olduğu gözlemi unutulmamalıdır” diyor.

İskoçya’da yapılan bir araştırma; Delta varyantının daha çok genç yaş gruplarında ve aşısız kişilerde görüldüğünü gösteriyor. Birleşik Krallık ta yapılan başka bir araştırma bu varyantın 5-12 yaş çocuklar ve 18-24 yaş arasındaki genç yetişkinler arasında 65 yaşından büyüklere göre 5 kat daha yaygın olduğuna dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalar yakın zamanda enfekte olan genç yetişkinlerin çoğunun aşısız olduğu gerçeğini işaret ediyor. İsrail’de yeni vakaların yüzde 90’ının delta varyantı ve vakaların yarısından fazlasının çocuklar olduğu belirtiliyor. ABD’de delta varyantı, vakaların yaklaşık yüzde 22’sini oluştururken çocuk vaka sayısının yüzde 25 olduğuna dikkat çekiliyor. Delta varyantı çocuk enfekte sayısını artırmış olsa da hastane yatışları ve vefat oranlarının aynı oranda artmamış olmasının iyi haber olduğu belirtiliyor.

İlk kez Aralık ayında Hindistan’da görülen Delta varyantının Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 100 kadar ülkeye yayılması dikkat çekiyor. DSÖ, varyantın Ağustos ayında baskın tür haline gelebileceği uyarısında bulunuyor. Bu varyantın son haftalarda özellikle Asya’da yükselişe geçtiği, Avustralya ve Güney Kore’de rekor sayıda vakayla karşılaşıldığı belirtiliyor. Bu durum, bazı ülkelerin kısıtlamalarının artırmasına bazılarının da aşılama çalışmalarını hızlandırmalarına neden oluyor. Dünyanın en kalabalık 4. ülkesi Endonezya’nın 14 gün boyunca olağanüstü hal önlemleri uygulayarak vakalardaki artışı kontrol etmeye çalışması da bunu gösteriyor. Rusya’da (özellikle Moskova’da) vaka sayılarının son haftalarda 3 kat artış gösterdiği belirtiliyor. İsrail’de vakaların yüzde 90’nunda Delta varyantı bulunuyor. Hindistan’da Mayıs ayında günde 400 bin zirvesine ulaşan yeni vaka sayısının halen artmaya devam ettiği görülüyor. Başta Almanya ve Portekiz olmak üzere Avrupa ülkelerinin neredeyse tümünde Delta varyant vaka sayısının giderek arttığına dikkat çekiliyor.

Yapılan bir araştırma, tek doz aşının Delta’ya karşı diğer Koronavirüs türleri üzerinde olduğu gibi etkili olmadığını gösteriyor. Delta varyantında iki doz aşılamanın en etkili korunma yöntemi olduğu belirtiliyor. İngiltere Halk Sağlığı Kurumu’nun analizlerine göre, iki doz Biontech aşısı Delta varyantının semptomlarına karşı yüzde 88 etkili olurken tek doz aşı yüzde 33 etkinlik gösteriyor. İsrail’de yapılan bir çalışma ise 2 doz Biontech aşısının Delta varyantına karşı yüzde 90 oranında koruyuculuğu olduğunu ortaya koyuyor. Dün genelindeki tüm veriler, aşıların iki dozunun tüm varyantlara karşı koruyucu olduğunu gösteriyor.

Prof. Dr. Vefik Arıca, Türkiye’de aşılamanın genel olarak 2 doz Sinovac ve 2 doz Biontech şeklinde sürdüğüne dikkat çekerek. “İki doz Sinovac aşılama sonrası tek doz ‘rapel’ adı verilen pekiştirme Biontech aşısı yapılmasının Delta varyantına karşı bağışıklığı artıracağı belirtiliyor. Özellikle 50 yaş üzeri kişiler ile risk altında ve virüs yükü yüksek işlerde çalışanların (sağlıkçılar vb), organ nakli olanlar ile kronik rahatsızlığı bulunanların 2 doz Sinovac aşılama sonrası en az 3 ay geçmiş ise tek doz Biontech aşısı olmaları öneriliyor. İki doz Biontech aşısı olanların ise rapel yani hatırlatma dozlarını şu an yapmalarına gerek olmadığı ancak ikinci dozdan 9-12 ay sonra tek doz hatırlatma aşısı yapılması yönünde araştırmaların devam ettiğine dikkat çekiliyor.

Bazı ülkelerde 18 yaş altı çocukların aşılanmasına başlandığını belirten Prof. Dr. Vefik Arıca, “Türkiye’de özellikle 12-18 yaş aralığındaki çocukların aşılanmasına okullar açılmadan önce başlanması öngörülüyor. Ülkemizde her 4 kişiden biri 18 yaş altı nüfusu oluşturduğu için çocukların aşılanması başlamadan toplumsal bağışıklama sağlanması mümkün değildir. Bu nedenle ülkemizde çocuk aşılanmasının bir an önce başlatılması gerekmektedir. Bunun gerçekleşmemesi halinde 4. Zirveyi görebiliriz. Aşı çalışmaları 2021 yılı sona ermeden bittiğinde 6 ay ve üzerindeki tüm çocuklar için bazı firmaların korona virüs aşı onayı almaları bekleniyor. Şu an CDC (ABD Hastalık Korunma ve Kontrol Merkezleri) 12 yaşın üzerindeki herkese aşı yapılmasını tavsiye ediyor” diyor. Arıca, grip aşısı ve korona virüsün birlikte olduğu aşıların geliştirilip 6 ay üzerindeki herkese yapılması yönünde araştırmaların da gündemde olmaya devam ettiğini söylüyor.

Prof. Dr. Vefik Arıca, Hindistan’da görülen Delta mutasyonunun bir alt türü olan ‘Delta Plus’ a dikkat çekerek, “Bu varyant ilk olarak Güney Afrika’da tespit edilen Beta varyantında görülen K417N isimli spike proteinin mutasyonuna sahiptir. Diğer bir deyişle Hint varyantı mutasyonu ile Güney Afrika varyantı mutasyonunun karışımı sayılabilir. Bileşik yani hibrid varyant olarak bilinen Delta plus varyantı, başta Hindistan olmak üzere Çin ile bazı Avrupa ülkelerinde nadir de olsa görülmüştür. Bulaşıcılığı ile ilgili henüz yeterli veri yoktur. Delta Plus varyant mutasyonu şu an için ülkemizde 3 farklı ilde ve 3 kişide görüldü. Ancak bu 3 ilden birinin Sağlık Bakanlığı yetkililerine göre İstanbul’da olması bizi tedirgin ediyor” diyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir